°●ღ♣ღคყışığıღ♣ღ●º's notes (1013) 

Please wait...
Sorry, the note you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't post your note right now. Please try again later.
To post a note you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off notes.
Sorry, we can't delete your note right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of notes that can be posted in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to post notes disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish posting your note.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

To post a note, sign in with your Windows Live ID (it's your Hotmail, Messenger, or MSN account). Sign in


Don't have a Windows Live ID? Sign up

Giden günlerim oldu
Seni anmadım yola bakmadım hâlâ
Dile gelmeden düşlerim yanlızlığa
susmanda yeterdi son vermem için hayatıma
Tüm güllerim soldu
Sana atmadım taraf olmadım asla
Dile gelmeden düşlerim yanlızlığa
Gülmende yeterdi geri gelmem için hayata


.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.

Beni alsalar ipe koysalar
Dayanamaz yine kadere salsalar
Gönlüm arıyor titriyorum bak
Sıra gelmeden gidemem ki ben
Tutmaz ellerim seni görmeden
Zaman geçiyor bekliyorum bak

.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.

Giden günlerim oldu
Seni anmadım yola bakmadım hâlâ
Dile gelmeden düşlerim yanlızlığa
susmanda yeterdi son vermem için hayatıma
Tüm güllerim soldu
Sana atmadım taraf olmadım asla
Dile gelmeden düşlerim yanlızlığa
Gülmende yeterdi geri gelmem için hayata


.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
Beni alsalar ipe koysalar
Dayanamaz yine kadere salsalar
Gönlüm arıyor titriyorum bak
Sıra gelmeden gidemem ki ben
Tutmaz ellerim seni görmeden
Zaman geçiyor bekliyorum bak


.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
Beni alsalar ipe koysalar
Dayanamaz yine kadere salsalar
Gönlüm arıyor titriyorum bak
Sıra gelmeden gidemem ki ben
Tutmaz ellerim seni görmeden
Zaman geçiyor bekliyorum bak

.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
Beni alsalar ipe koysalar
Hala titriyorum bak
Sıra gelmeden gidemem ki ben
Hâlâ bekliyorum bak

.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
20 hours ago
sami damarwrote:
BoŞ DÜŞÜnme…boŞ KonuŞma !



Her anlarını Kuran ahlakına göre
yaşamak için çaba gösteren müminler dünya hayatında geçirdikleri her saniyeninhesabını Allah katında vereceklerini bilirler. Bu nedenle yaşamları boyunca busorumluluğun verdiği bilinçle hareket ederler ve Allah'ın rızasını kazanabilmek içinzamanlarını en iyi şekilde değerlendirirler. "Şu halde boş kaldığın zaman
durmaksızın (dua ve ibadetle) yorulmaya- devam et" (İnşirah Suresi 7)ayetinin hükmü gereği yaşadıkları her anı salih bir amelde bulunabilmekiçin kullanırlar. Bazı kimselerin Kuran ahlakını yaşama konusunda en çokyanıldığı noktalardan biri hayatlarını "ibadet zamanları" ve ...
hayatlarını "ibadet zamanları" ve"diğer zamanlar" olarak iki bölüme ayırmalarıdır. Söz konusu kişiler büyük bir yanlışlık olarak bu dünyanın geçici olduğunu ve ahiret hayatının varlığını yalnızca belirli ibadet zamanlarında hatırlarlar. Bu belirli zamanların dışında’ise dünya işlerinin sözde karmaşasına kapılarak sahip oldukları "zaman"ı ahiret açısından önemli olmayan faydasız işler ve düşüncelerle geçirebilmektedirler. Oysa uykuda geçirilen saatler çıkarıldığında Yüce Allah kullarına her gün yaklaşık olarak16-17 saatlik büyük bir zaman dilimini O'nun rızasını kazanabilmeleri için ihsan etmektedir.

oysa...

Büyük bir kelimedir. Oysa...
İçinde açıklama kırgınlık pişmanlık
hayret küskünlük ve daha bir dolu duygu barındırır.
Bazen tek başına koca bir paragrafı açıklamaya bile yeter...
"Oysa" dersiniz...
Oysa;
"böyle değildi başlangıçta "
"beni sevdiğini söylüyordu "
"başaracağından emindi "
"çok güveniyordu kendine "
"yağmur yağmayacak bir değişiklik olmayacak verilen sözler tutulacak demişlerdi "
"burada olacağını söylemişti;"
"yapabilirim yetişebilirim toparlayabilirim sanıyordum "
"çok uzak değil diye düşünüyordum "
"başka türlü hayal ediyordum "
Başına getireceğiniz her "oysa" anlaşılır bir burukluk taşımaktadır okuduğunuz şu cümlelerde...
Ölüm oracıkta duruyor kapının kıyısında.
Kimine 80 yıllık bir renkli ömür veriyor
kimini yirmisinde alıyor.
Oysa...
Oysa herkes hiç ölmeyeceğini düşünerek yaşıyor.
Bu yüzden hiçbir yere götüremeyecekleri "taşınmazlar" için diş biliyor tırnak biliyorlar.
Bu yüzden hiç sakınmadan nefret ve öfke kusuyorlar.
Bu yüzden sadece kendilerine bakıyorlar "iç" lerine hiç göz atmadan...
Oysa kısacık hayat.
Kendisine verilenin nasıl alındığını anlamıyor bile insan...
Bugün bir düşünsenize; üç ay önce beş yıl önce yirmi yıl önce ne düşlemiştiniz?..
Neler kurmuştunuz ne çiçekler sipariş etmiştiniz ömrünüzün en güzel bahçesi için...

Görüyor musunuz "oysa" ne yaptınız kendinize?

Ben beni bırakırsam bile;
SEN beni bırakma ne olur YA RABBB!!!!

"Eğer Allah'ı (c.c) hakkı ile tanısaydınız dualarınızla dağlar yerinden oynardı". HZ.Muhammed (sas)

21 hours ago
sami damarwrote:
Hiç Düşündünmü Bunu...

EĞER

Eğer bir gün Peygamber Efendimiz S.A.V ziyaretinize gelse
Yalnızca birkaç günlüğüne aniden çalsa kapınızı
Merak ediyorum neler yapacağınızı...
Biliyorum ama
Böylesine şerefli bir konuğa açacağınızı en güzel odanızı
Ona sunacağınız yemeklerin en iyisi olacağını
Ve inandırmaya çalışacağınızı
Onu evinizde görüyor olmaktan mutluluk duyacağınızı;
Gerçekten evinizde ona hizmet etmekten alacağınız hazzı.
Fakat söyleyin bana
Efendimizi evinize doğru gelirken gördüğünüzde
Onu kapıda mı karşılayacaksınız?
Yoksa onu içeri almadan önce aceleyle
Bazı dergileri gazeteleri çarçabuk saklayıp
Yerine Kur'anı mı koyacaksınız?
Peki hala Amerikan filmlerini seyredecek misiniz televizyonda?
Yoksa kapatmaya mı koşacaksınız aceleyle
O size kızmadan önce?
Kimbilir? belki de ağzınızdan hiç çıkmamış olmasını mı dilerdiniz
Hatırlayamadığınız en son çirkin kelimeyi...
Peki ya dünyalık müziğinizi kasetlerinizi de saklayacak mısınız?
Ve bunun yerine ortalığa
Kitaplarınızın raflarında tozlanmış
Hadis kitapları mı çıkaracaksınız?
Hemence içeriye girmesine izin verecek misiniz?
Yoksa teleşla ne yapayım diyerek
Sağa sola mı koşturacaksınız?
Merak ediyorum:
Eğer Peygamber Efendimiz S.A.V
Bir kaç günlüğüne sizinle birlikte yaşasa
Yapmaya devam edecek misiniz
Her zaman yaptığınız şeyleri?
Ailenizdeki sohbetler eski halini koruyacak mı?
Her yemekten sonra sofra duası etmeyi
Yine zor mu bulacaksınız?
Hiç yüzünüzü asmadan
Oflayıp puflamadan
Her vakit namazınızı kılacak mısınız?
Ya sabah namazı için
Sıcacık yatağınızından
Erkanden fırlayacak mısınız?
Peki ya yine mırıldanacak mısınız
Her zaman söylediğiniz şarkıları?
Ve okuyacak mısınız
Her zaman okuduğunuz kitapları?
Peki bilmesine izin verecek misiniz
Aklınızın ve ruhunuzun beslendiği şeyleri?
Yoksa hiç bilmemesini mi isterdiniz?
Şöyle diyelim ya da:
Gideceğiniz her yere götürebilecek misiniz
Peygamberi S.A.V.de?
Yoksa birkaç günlüğüne değişecek mi planlarınız?

Tanıştırmaktan onur duyacak mısınız en yakın arkadaşınızı onunla?
Yoksa hiç karşılaşmamalarını mı umardınız
Peygamberin S.A.V ziyareti bitene dek birbirleriyle?
Şimdi söyleyin açık yüreklilikle
Onun kalmasını ister misiniz sizinle?
Sonsuza dek hep birlikte...
Yoksa rahat bir nefes mi alacaksınız
Ziyareti bitip gittiğinde?
Gerçekten bilmek ilgi çekici olabilir değil mi?
Bilmek ve düşünmek
Eğer bir gün Peygamber Efendimiz S.A.V ziyaretinize gelse
Yapacağımız şeyleri...
Eğer bir gün Peygamber Efendimiz S.A.V ziyaretinize gelse
Yalnızca birkaç günlüğüne aniden çalsa kapınızı
Merak ediyorum neler yapacağınızı ...

21 hours ago
sami damarwrote:
Eyvah Demeden Allah Diyelim


Çakmak taşındaki gizli ateş gibi her insanın mayasında inanma müslüman olma kabiliyeti vardır. İnsanın görevi bu kabiliyeti ortaya çıkarıp geliştirmektir. Fıtrat iman etmeye göre kodlanmıştır. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.): “Doğan her çocuk İslâm fıtratı üzere doğar.” buyurmuştur. (Buhari Tefsir 30) Kur’ân-ı Kerimde bu gerçek şöyle belirtiliyor: “Rabbin Âdem oğullarından onların bellerinden zürriyetlerini alıp kendileri hakkındaki şu sözleşmeye şahit tutmuştu: Ben sizin Rabbiniz değil miyim? “Elbette öyle” dediler. Böyle yaptık ki kıyamet gününde “Bizim bundan haberimiz yoktu” demeyesiniz.” (Araf 172)
Âyetin tefsiriyle ilgili çeşitli görüş ve rivayetler olmakla beraber bir görüşe göre burada belirtilen sözleşme mecazi anlamda olup insanın organik oluşumunu tamamlama sürecinde Cenab-ı Hakkın insanın fıtratına kendi varlık ve birliğini tanıma ve inanma kabiliyetini yerleştirmesi anlamındadır. İnsana ‘Rabbin kimdir?’ diye sorulsa “Allahtır” demesi gerekir. Zira böyle diyecek zihni ve psikolojik donanıma sahiptir. Ayrıca Mevla iç ve dış âlemde kendi varlığına ve birliğine delalet edecek pek çok kanıtlar yaratmıştır. Peygamberlerin görevi insanları fıtratlarına uygun şekilde inanma ve yaşamaya yöneltmektir.
Fıtrat yalan söylemez. İnanmak; acıkmak ve susamak gibi temel bir olgudur. Mutlak anlamda inançsızlık söz konusu değildir. Söz konusu olan inancın yozlaşması tevhide şirkin karışmasıdır.
Eski yunan filozofları yüce bir yaratıcının varlığını inkar etmiyorlardı. Fakat tahrif edilmemiş saf bir vahiy kaynağına sahip olmadıkları için şirke sapmışlar Allah’a yakışmayan sıfatlar isnat etmişler inanç mitolojiye dönüşmüş güneş tanrısı ay tanrısı demir tanrısı aşk tanrısı şarap tanrısı gibi saçma tanrı figürleri ortaya çıkmıştır. Cahiliye arapları da Allah’ın varlığına inanıyorlardı. Fakat yüce yaratıcıyla doğrudan irtibat kurmanın mümkün olmadığına inanarak akıllarınca bu irtibatı sağlayacak putlar ediniyorlardı. Onların bu durumlarını ifade eden ayet-i kerimeler vardır. “Andolsun ki onlara: Gökleri ve yeri kim yarattı? diye sorsan. Şüphesiz ki “Allah” diyecekler.” (Zümer 38) “Haberiniz olsun ki halis din Allahındır. Allahı bırakıp putları kendilerine dost ve sahip edinenler: Bunlara ancak bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye tapıyoruz derler.” (Zümer 3)
İman fıtratın gereği olduğu için Kur’an-ı Kerimde mutlak inkardan ziyade inancın yozlaşmış şekli olan putperestlik üzerinde çok durulur. Allah’ın varlığından ziyade birliğinden bahsedilir. Gerçek yaratıcının Allah olduğu aracılara ihtiyaç bulunmadığı Mevlanın insana şah damarından daha yakın her yerde hâzır ve nâzır olduğu vurgulanır. Tevhid asıldır. Kainatta her şey Allah’ın birliğine işaret etmektedir. Gerçek inanç tevhiddir. Şirk inancın yozlaşmasıdır.
İman fitri olduğu için yüce Mevla fıtrata dönmeyi yaratılışa ters düşmemeyi öğütlemektedir. “O halde sen yüzünü bir muvahhid olarak dine Allah’ın o fıtratına (yaratma kanununa) çevir ki o insanları bunun üzerine yaratmıştır.” (Rum 30)
Tarihte ve günümüzde inançsızların varlığı fıtrattaki gerçeği değiştirmez. Ateist olduğunu söyleyenler daha doğrusu dinsiz olduğunu zannedenler haddi zatında gizli bir imana sahip olduklarını fark etmeyenlerdir.
Pek çok ayet-i kerimede belirtildiği gibi çeresizlik ve sıkıntı anlarında bu iman ortaya çıkar “Gemide bulunduğunuzda güzel bir rüzgarla gemiler onları yüzdürüp götürdüğü ve bu yüzden sevinç içinde oldukları sırada onları bir fırtına yakalar üzerlerine her taraftan dev dalgalar gelmeye başlar. Derken tamamen ölüm çenberine girdiklerini gördüklerinde bütün samimiyetleriyle sadece Allah’a boyun eğerler. “Eğer bizi bundan kurtarırsan elbette şükredenlerden oluruz diye yalvarırlar. Ne vakit ki Allah onları kurtarır derhal yine yeryüzünde haksız yere taşkınlık ve azgınlığa başlarlar. Ey insanlar! Azgınlığınız ancak kendi aleyhinizedir.” (Yunus 22-23)
İnsanlar genellikle bolluk ve rahatlık içinde olduklarında heva ve heveslerinin peşine takılarak Rablerini ve ona karşı olan görevlerini unutup ihmal ederler adeta fani heveslerinin kölesi olurlar kör ve sağır kesilirler. “Kendi hevesini ilah edinen Allah’ın (durumunu) bildiği için saptırdığı kulağını ve kalbini mühürlediği gözünün üstüne perde çektiği kimseye ne dersin?” (Casiye 23)
Görüldüğü üzere iman asıl inkâr ve şirk ârızıdır. Her insan varlığında bir iman kıvılcımı taşır başta da belirttiğimiz gibi bu iman çakmak taşındaki ateş gibi gizlidir. Mühim olan bunu normal yollardan ve tabii seyrine uygun olarak geliştirmek ve bu imanı bir hayat tarzına dönüştürmektir. Hayata geçirilmeyen amelle desteklenmeyen iman kulun içindeki kıvılcım gibi kalır kimseye yarar sağlamaz.
İnsanın mayasında tabii olarak var olan inancı tabii şekilde geliştirmek doğru ve sağlam olarak güzel bir hayat tarzına dönüştürmek sevgiye zevke ve gönüllülüğe dayalı bir dindarlık varken sıkışıp çaresiz kalınca Allahı hatırlamak akıl kârı değildir. Gerçek iman hür iradeye ve gönüllülüğe dayanan imandır. Mecburiyet karşısında herkes hizaya gelir. Fakat mecburiyette sevgi saygı ve samimiyet yoktur. Mecburiyet kalkınca itaatde kalkar. “İnsanların başına bir sıkıntı gelince Rabbine yönelerek O’na yalvarırlar. Sonra Allah katından onlara bir rahmet tattırınca bakarsınız ki onlardan bir gurup yine Rablerine ortak koşarlar.” (Rûm 33)
Böyle davranmak iki yüzlülüktür. İşler yolundayken Allah yokmuş gibi davranıp sıkışınca Allaha sığınmak nankörlüktür. Böylelerine Mevlâ rahmet nazarıyla bakmaz. Allah’tan bir şey istemek için insanın yüzü olması gerekir. İnsanlara karşı olan davranışlarda da aynı şey söz konusudur. Allah Rahimdir Ğafûrdur ama aynı zamanda şedîdü’l-ıkâb (azablandırması şiddetli)dir.
İnsanlar genellikle gâfil oldukları dünyaya ve onun geçici süs ve zevklerine aldandıkları için ölüm gelip çatınca akılları başlarına gelir. Dürüst ve samimi bir hayat yaşayacaklarına söz vererek Allah’tan ömürlerini uzatmasını isterler. Fakat son pişmanlık fayda vermez. Zira Mevlâ kullara kulluklarını ispat edebilecekleri kadar bir ömür vermiş çeşitli imkan ve fırsatlar tanımıştır. Bu ömrü ve fırsatları boşa harcayanlar ömürlerinin sonunda faydasız bir pişmanlıkla karşı karşıya kalırlar.
Ömrünü isyan ve inkarla geçirmiş niceleri derin bir nedamet ve hasretle bu alandan göç etmişlerdir. Bütün varlıkları yokluğa bütün güç ve saltanatları sıfıra müncer olmuştur. Önceden Allah demedikleri için sonunda eyvah demek durumunda kalmışlardır. Önceleri ben sizin en yüce rabbinizim diyen firavun bile sonunda kulluğa razı olmuş. Fakat mecburiyete dayalı bir kulluk kendinden kabul edilmemiştir. “Nihayet firavun denizde boğulurken: Gerçekten İsrail oğullarının inandığı tanrıdan başka tanrı olmadığına ben de iman ettim. Ben de müslümanlardanım dedi. Şimdi mi iman ettin? Halbuki daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun. (Yunus 90)
Aklı başında olan herkes fıtratın sesine kulak verip sahih bir iman ve salih amele dayalı bir hayat sürmeye çalışmalıdır. Zira mecburiyete dayalı bir iman ve amelde fayda yoktur. Öyle ise hep birlikte mecburen eyvah demeden gönüllü olarak Allah diyelim. Mevla ismini dilimizden sevgisini gönlümüzden eksik etmesin. Amin.
21 hours ago
sami damarwrote:
Dünya mı dedin dostum, Değmiyor alâka-i kalbe!..

“…Secde bir gönül işidir eğer rotasını doğru tayin etmişse.
O’nu bulmayan bütün yönelişler boşluğa akar
Her şey helak olup gidicidir
O’na bakan yüz müstesna!’
Sahibine yönelen secde bir ömür boyunca akar
Çağlar hayat verir kurumuş beldelere ve bulur havzasını.
Kılıktan kılığa girer
Değişik şekillerde tebarüz eder; ama değişmez özde.
Varış noktasını simgeler şehitlik
Secdenin son menzilde ulaşacağı.
Hayatı sadece bir anlık istihkarı değildi
Mus’ab’ı efsane kılan!
Belki dünya ona her şeyiyle gülümserken
Elinin tersiyle onu bir kenara itip
ALLAH Resulü (sas)’ne koşması
Ve bütün sıkıntılara rağmen
Ondan bir lâhza ayrı düşmeden
Alevleri göğsünde eritmesi
Ve son demde de bu şiiri şehadet kafiyesiyle noktalamasıydı!
Sadakatini
Yeminini
Yani her şey olan secdesini kanlarıyla dillendirmesiydi
Mus’ab’ı Mus’ab yapan!
Biatini yerine getirememiş olma endişesiyle
Her şeyini O’nun uğrunda yitirirken
Son secdesinde yüzünü kapatmasıydı:
“Koruyamadım Seni Ya RasulALLAH!
Koruyamadım dünyalara değişmeyeceğim o mübarek bedenini!”
Izdırabın bestesidir secde!..

Ve değişmez asla kutsiler küçük bir menfaatle!
Lisan-ı Nebi’de ‘ekin’dir onlar.
Ayçiçekleridir
Sonunda Güneş’i görür
Hep; savrulsa yatsa bile…
Başkalara dönmek en büyük zillettir kutsilere
Çekinirler çünkü
‘Kalblerin ve gözlerin (dehşetle) döneceği günden’
Dünya her saniye döner de hayalleri dahi dönmez
Kutsilerin nefsin en küçük isteklerine bile…
Para makam şöhret de neymiş secde varken Vareden’e.
Dünya mı dedin dostum
Değmiyor alâka-i kalbe!..
21 hours ago
________________$$$$$$$$__$$___$$
______________$$$$__________$$$$
____________$$$$$$$$______$$$$$$$$
__________$$$$$$$$$$$$__$$$$$$$_$$$
_________$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$_$$
_________$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$_$$
_________$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$_$$
__________$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$_$$
_$$$__$$$_$$$$$$$$$$$$$$$$$$$_$$ _$$$__$$$
$$$$_$$$$$___$$$$$$$$$$$$$$_$$___$$$$_$$$$$
$$$$$$$$$$_____$$$$$$$$$$_$$_____$$$$$$$$$$
_$$$$$$$$_________$$$$_$$ ________.$$$$$$$$
__$$$$$$____________$$ ___________.$$$$$$
___$$$$______________$______________$$$$
____$$_______________________________$$
______________$$$$__________$$$$
____________$$$$$$$$______$$$$$$$$
__________$$$$$$$$$$$$__$$$$$$$_$$$
_________$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$_$$
_________$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$_$$
_________$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$_$$
__________$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$_$$
_$$$__$$$_$$$$$$$$$$$$$$$$$$$_$$ _$$$__$$$
$$$$_$$$$$___$$$$$$$$$$$$$$_$$___$$$$_$$$$$
$$$$$$$$$$_____$$$$$$$$$$_$$_____$$$$$$$$$$
_$$$$$$$$_________$$$$_$$ ________.$$$$$$$$
__$$$$$$____________$$ ___________.$$$$$$
___$$$$______________$______________$$$$
____$$_______________________________$$
_________$$$___$$$________________$$$___$$$
________$$$$$_$$$$$______________$$$$$_$$$$$
________$$$$$$$$$$$______________$$$$$$$$$$$
_________$$$$$$$$$________________$$$$$$$$$
__________$$$$$$$__________________$$$$$$$
___________$$$$$____________________$$$$$
____________$$$______________________$$$
_____________$________________________$
______________$$$$__________$$$$
____________$$$$$$$$______$$$$$$$$
__________$$$$$$$$$$$$__$$$$$$$_$$$
_________$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$_$$
_________$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$_$$
_________$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$_$$
__________$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$_$$
_$$$__$$$_$$$$$$$$$$$$$$$$$$$_$$ _$$$__$$$
$$$$_$$$$$___$$$$$$$$$$$$$$_$$___$$$$_$$$$$
$$$$$$$$$$_____$$$$$$$$$$_$$_____$$$$$$$$$$
_$$$$$$$$_________$$$$_$$ ________.$$$$$$$$
__$$$$$$____________$$ ___________.$$$$$$
___$$$$______________$______________$$$$
____$$_______________________________$$
*♥* günaydın     *♥*    
 *♥*    *♥*   *♥* değerli   *♥* 
  *♥*     *♥*      *♥*         *♥*       
      *♥*    *♥*     *♥*    *♥*       *♥*   
       *♥*  arkadaşım    *♥*   *♥* 
     *♥*        *♥*        *♥*
*♥*         *♥*   güzel     *♥*    
 *♥*    *♥*   *♥*      *♥* 
  *♥*     *♥*      *♥*         *♥*       
      *♥*    *♥*     *♥*    *♥*       *♥*   
       *♥*  mutlu    *♥*   *♥* 
     **♥*         *♥*    bir    *♥*    
 *♥*    *♥*   *♥*      *♥* 
  *♥*     *♥*  gün    *♥*         *♥*       
      *♥*    *♥*     *♥*    *♥*       *♥*   
       *♥*      *♥*   *♥* 
     *♥*        *♥*   diliyorum   *♥*
*♥*         *♥*   herşey     *♥*    
 *♥*    *♥*   *♥*      *♥* 
  *♥*     *♥*  gönlünce    *♥*    olsun   *♥*       
      *♥*    *♥*     *♥*    *♥*       *♥*   
       *♥*  sevgilerimle   *♥*   *♥* 
     *♥*        *♥*        *♥*
*♥*   good      *♥*        *♥*    
 *♥*    *♥*   *♥*      *♥* 
  *♥*     *♥*      *♥*   morning    *♥*       
      *♥*    *♥*     *♥*    *♥*       *♥*   
       *♥*      *♥*   *♥* 
     *♥*   my     *♥*  friend    *♥*
____§§§
__§§§§§§§§§
§§_§_§__§_§§_§§§§
§§_§_§__§§§§_____§§
§§_§__§_§§_§_______§
_§§_§_§_§§§§__§§§§§§§§§
_§§§_§__§§§§§§§§§§____§§
__§§§_____§§§§§______§§
___§§§§§§§_____§§§§_§§
___§§§§§§§§§§§§______§
_____§§§§§§__________§§
_____§§§§§____§§§____§§
_____§§§§§____§o§____§§
_____§§§§§________§§§§§§§§§
_____§§§§§______§§______§§§§
_______§§§______§§§§§§§§§§§
________§§________§§§§
_______§§§§____§§§§§_§§
______§§§§§§§§§§§§____§§
_____§§__§_____________§§
____§§___§§_____________§§
___§§____§§_____§§_______§§
__§§_____§§_____§§§_______§
__§______§§_____§§§________§
__§_______§§§§§____________§
__§_______§____§_§§§_______§
__§____________§_§§§__§____§
___§§__________§_§§____§__§
____§§______§§________§§§§
____§§§§§§§____________§§
___§§____§§____§§§_______§§
___§_____§§____§§§________§§
_§________§________________§§
_§________§§_____§§_________§
_§________§§____§§§§________§
_§________§§_____§§_________§
§§§§_______§§______________§§
§§_§§§§____§§______________§
______§§§§_§§_____________§
_________§§§§____________§§
_____________§§_______§§§§§§
______________§§§§§§§§§
1 day ago
İMAN ETMEKLE CENNETE GİRECEĞİNİZİMİ SANDINIZ
“(Ey müminler!)Yoksa siz, sizden önce gelip geçenlerin başına gelenlerin benzeri sizin de başınıza gelmeden cennet’e gireceğinizi mi sandınız?! Onlara yoksulluk ve sıkıntı öylesine dokunmuş ve öyle sarsılmışlardı ki nihâyet peygamber ve beraberindeki müminler, “Allah’ın yardımı ne zaman gelecek?” demişlerdi. İyi bilin ki, Allah’ın yardımı yakındır.” (Bakara, 2/214)

Ayette herkesin başına gelmesi muhtemel olan sıkıntılara dikkat çekilmiştir. Yani, insan, sadece iman etmekle imtihanını tamamlamış olamaz. Her gün, her an başka bir durumla karşılaşabilir ve bu durumdan kârlı veya zararlı çıkabilir. Onun için -dolaylı da olsa- sabrı öğrenmenin, sabır göstermenin önemine de işaret edilmiştir.

“İnsan yalnız ‘iman ettik’ demekle, hiç imtihân edilmeden bırakacaklarını mı sandılar? Ant olsun ki biz, onlardan öncekileri imtihan ettik. Elbette Allah (imtihan ederek), doğru söyleyenleri de bilir, yalancıları da bilir.” (Ankebut, 29/2-3) mealindeki ayetlerde de bu gerçeğe vurgu yapılmıştır.

Şu hadis-i şerifte de bu gerçek seslendirilmiştir:

Habbâb b. Erett anlatıyor: Rasûlullah (s.a.m) Ka'be'nin gölgesinde kaftanını yastık ederek dayandığı bir sırada yanına vardık. “Yâ Rasûlallah! Bizim için Allah'a duâ edemez misin? Allah'tan yardım dileyemez misin?” dedik. (Kureyş müşriklerinin işkencelerinden şikâyet ettik) Bunun üzerine Rasûlullah (a.s.m)’ın rengi değişti ve şöyle buyurdu:

"Sizden önceki ümmetler içinde öyle kimseler bulunmuştur ki, (zalimler tarafından) yakalanır, onun için yerde bir çukur kazılır, o kişi o çukurun içine gömülürdü. Sonra büyük bir testere getirilir, onun başı üzerine konulurdu da cesedi ikiye bölünürdü, fakat bu onu dinden döndürmezdi. (Bir başkasına da benzer işkenceler uygulanır); demir taraklar ile etinin altındaki kemiği ve sinirleri taranırdı da, bu işkenceler o mümini dîninden çevirmezdi. (Sahâbîlerim!) Size yemîn ederek söylüyorum ki, Allah bu işi (İslâm dînini), mutlaka tamamlayacaktır. Öyle ki, bir süvârî San'â'dan Hadramevt'e kadar (tek başına) yolculuk edecek de Allah'tan ve bir de (yolcu koyun sahibi ise) koyunlarına kurdun saldırmasından başka hiçbir şeyden korkmayacaktır. Fakat sizler acele ediyorsunuz!." (Ahmed b. Hanbel, 5/109; Buharî, Menakıbu’l-Ensar,29).

İslâm'ın başlangıç yıllarında inkarcıların baskılarından bunalan müminleri hem teselli etmek hem de uyarmak maksadıyla indiği rivayet edilen (bk. Taberî, II, 341; Râzî, VI, 19) bu âyette müminlere, nihaî başarının, iyilikler uğrunda gösterilecek özverilere bağlı olduğu şeklindeki ilâhî yasa hatırlatılmaktadır. Bir önceki âyette Allah Teâlâ'nın müminlere hakkı gösterdiği, bildirdiği, onları sırat-ı müstakime yönelttiği belirtilir. Fakat bu, işin başlangıcıdır. Geçmişteki ümmetlerden bazıları, nefislerinin kıskançlık, kin gibi olumsuz duygularına kapılarak kutsal kitapları ve dolayısıyla dinleri konusunda derin ihtilâflara düşüp dalâlete saptıkları gibi bazıları da yoksulluk ve sıkıntılarla denenmişler, sonuna kadar imanlarında sebat edenler, Allah'ın yardımının geleceği konusunda ümitlerini yitirmeyenler, gösterdikleri sabır ve dayanıklılıkla hem O'nun yardım ve desteğini hem de cennetini kazanmışlardır. Bu Allah'ın bir kanunudur.

Şu halde İslâm ümmeti de gerektiğinde bu tür sıkıntılardan geçeceklerdir. Nitekim eski peygamberler ve onların ümmetleri gibi Hz. Muhammed (asv) ve onun ashabı da imanlarını ve kutsal değerlerini rahatlarının üstünde görmüşler; bu değerleri koruma ve güçlendirme uğruna maddî ve bedensel yararlarını sonuna kadar feda etmeyi göze almışlar; büyük bela ve sıkıntılara katlanmışlardır. Allah'ın rahmetinden asla ümitlerini kesmemişler, aksine "Allah'ın yardımı ne zaman gelecek!" diye sarsılmaz bir imanla onu bekleyerek, şartların gerekli kıldığı yöntemlerle mücadelelerini sürdürmüşlerdir. Bir yoruma göre onlar, "Allah'ın yardımı ne zaman gelecek!" diye yakarırken, Allah'ın kendilerini düşmanları karşısında yenilgiye uğratmayacağına inandıkları için, "Muhakkak ki Allah'ın yardımı yakındır." diyerek, sordukları soruyu yine kendileri cevaplandırmışlar; "Ya rabbi! Vaadine güvendik dayanıyoruz." demişlerdir. (Râzî, VI, 21-22)

Nihayet, ormanlık arazinin yağmur bulutlarını çekmesi gibi, onların bu büyük imanları, sabır, sebat ve fedakârlıkları da Allah'ın yardım ve desteğini üzerlerine çekmiştir. Böylece hem dünyada zafere ulaşıp Müslümanlıklarını yaşatmışlar, İslâm'ı güçlendirmişler hem de cennete girmeye hak kazanmışlar; hatta içlerinden bazıları daha hayatta iken cennetle müjdelenmişlerdir.
1 day ago
Ayşe ...wrote:
Kazanan ve Kaybeden

Kazanan "Her zaman çözümün bir parçasıdır
Kaybeden "Her zaman problemin bir parçasıdır

Kazananın "Her zaman bir programı vardır
Kaybedenin "Her zaman bir özürü vardır"

Kazanan "Bu işi senin için yaparım der"
Kaybeden ise "Bu benim işi değil ki"

Kazanan "Her sorunda bir çözüm görür"
Kaybeden "Her çözümde bir sorun görür"

Kazanan "Uzak ama yolu biliyorum"
Kaybeden "Yakın ama yolu bilmiyorum,der"

Kazanan "Konuşmak yerine yapar"
Kaybeden "Yapmak yerine konuşur"

Kazanan "Ağlamak yerine çalışır"
Kaybeden "Çalışmak yerine ağlar"

Kazanan "Beynini çalıştırır"
Kaybeden ise "Çenesini"

HEP KAZANANLARDAN OLMANIZ DİLEĞİYLEEEE
HAYIRLI AKŞAMLAR
2 days ago
Acı çeken bir insan için zaman diye bir kavram yoktur

--------------------------------------------------------------------------------

‘…zaman geçer ve biz hiç durmadan eskirken kaybediyoruz birilerini… ve eskidikçe anlamından bir şeyler kaybediyor kelimeler… bir zaman sonra, önceleri aynı anlama gelen kelimeler, kimin tarafından dile getirildiğine bağlı olarak değişiyor, onların altında yatanları arıyoruz, hatta kimi zaman yeni bir anlam bulamadıysak onu yaratıyoruz bile…

ve kelimelerin anlamlarının artmasıyla başlıyor yabancılaşmak…

zaman geçer ve biz hiç durmadan eskirken kaybediyoruz birilerini… yanımızda duruyor onlar belki ama kaybetmek demek, görmemek demek değil her daim… aynı hayatı paylaşan yabancılar olabiliyoruz biz ya da daha kötüsü belki, aynı çatı altında birbirinden habersiz yaşayan, birbirini, birbirinin sahip olduğu hayatın akışını tamamen unutmuş kadınlar ve adamlar…

tüm bu yabancılığa rağmen yan yana kalmaktan da vazgeçemiyoruz kimi zaman…bizi karşımızdaki yabancıya bağlayan bir şeyler oluşuyor belki de…zaman bizi eskitirken yalnızca almıyor bizden, anılarla dolduruyor ceplerimizi…belki birlikte geçen yıllar, belki çocuk(lar) belki konuşulabilenlerin, konuşulurken bile birbirinin ruhuna değmese de ortak olan konu olarak konuların sayıca çokluğu belki de…zaman içinde oluşmuş bir şeylerin avuntusu mu bizi orda tutan şey…

artık elini bile dilediği an tutamadığı birilerinin yanında yaşlanıyor kimimiz…

uzun zamandır dokunmadığı, bir yemek süresi boyunca kesintisiz olarak konuşmayı başaramadığı, bunu denemeyi bıraktığı ve gelecek için hiçbir beklentiye sahip olmadığı biri ile evli olmak… bunu ‘evlilik’ olarak da tanımlamak pek de anlamlı değildi aslında; yalnızca birbirinden ayrı odalarda değil, aynı zamanda birbirlerinden farklı evlerde oturan iki yabancı olmak…varlıklarını doğrudan birbirine bağlayan hiçbir şey kalmamıştı geçen o yılların sonunda ve şimdi hala birlikte olmalarının tek nedeni, küçük oğullarının olması mıydı gerçekten…

geriye dönüp baktığında, geçen yılları düşündükçe bir atölye gibi düzenleyip aynı zamanda evi olarak da kullandığı o konutun içinde boğuluyordu…bir süre sonra içi boş bir kavanoz gibi görmeye başlamıştı evliliğini ve yaşadığı mekanı…

haksız da sayılmazdı, gerçekten de her türlü duygu patlamasından yoksun, sadece bekleyen, sadece sabreden, sadece sessiz bir evlilik…

ayrı odalardan ayrı evlere geçmeleri, aradan uzun yıllar akıp gitmiş olmasına rağmen büyük sancılarla gerçekleşmedi; bu adeta olması gereken bir şey gibi kabul edilmiş ve gereği hemen yerine getirilmişti aslında… bir arada kalmalarının nedeni hep daha küçük olan çocukları olacaktı belki de…hayatlarına yeni bir çocuğun katılması; birbirlerinden hiçbir beklentisi olmayan bir adamla bir kadını bir arada tutmaya belki yetebilir miydi…ailece yenen yemeklerdeki sessizliği kendi sesiyle ne kadar doldurabilecekti… doldurabilir miydi…

hayat, nihayet, bir seçim yapma fırsatı koydu önüne…

hiç tatmadığı şeyleri tadacaktı hayatta, daha önce düşünmediği yeni fikirler, yepyeni esinler, yeni duygular, yeni özlemler, yeni acılar, yeni mutluluklar duruyordu bu fırsatın ardında…onu görmeden asla yaşamaya devam edemeyeceğini ama giderse asla bir daha geri dönemeyeceğini de bildiğinden…bu onu çok önemli bir karar vermeye itiyor; giderek daha düşünceli, giderek daha dengesiz biri haline geliyordu... şimdiye kadar neyi nasıl yaptıysa bunların bir bir sarsıldığını seyrediyordu sadece… bir karar vermeliydi, fazla zamanı da yoktu üstelik ama o bir karar vermekten ölesiye korkuyordu…

insan gitmeyi başardığı takdirde bir daha geri dönmeyeceğini biliyorsa; gitmeliydi…

varlığı ve onu her gün görme isteği… başka şeylere duyulan özlemle yıkanan yıllara değmeyeceğine karar verdi sonunda… cesurdu şimdi, korkmuyordu yeni bir hayattan; gitmeliydi…

burada daha fazla dayanamayacak, artık daha fazla “yaşıyormuş gibi” davranamayacaktı…

çocuklarının aniden hastalanması her şeyi altüst edecek; o yabancılık üzerine kurulu yaşam tarzı bambaşka bir hal alacak ve karı koca bir kez daha hasta çocuğun yatağı üzerinden birbirlerine bakarken; anlayabilecekler miydi olan biteni…

çocuk amansız hastalıktan kurtulamamış; o yataktan kaldırıldığında ölü bir çocuktu artık…

ve hayatın tuhaf cilvesi…şimdi çekip gidebilirdi… ve çocuğunu, ömrünün sonuna dek, o çocuk, o seçim yapmamış, o masum haliyle bir köşesine kazıyabilirdi… onun başka bir yerde kendisinden nefret ederek büyümeyeceğini bilerek…onu terk etmemiş birisi olarak yaşayabilirdi şimdi…

acı çeken bir insan için zaman diye bir kavram yoktu…

çünkü ölüm, kimi zaman özgürleştirirdi…verdiği acı bir an eksilmese de…’
2 days ago
Zeynel akwrote:

Hayat Bu…

bazen bir çiçek alırız
sevgiliden sevenlerden
bazen bir mektup alırız
özlenen gönüllerden
.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
bazen bir gülücük bir tebessüm
mutlu eder öyle ya hayat bu
bazen bir selam bir merhaba
mutlu eder öyle ya hayat bu
.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
kimi gün bir yağmur
kimi gün bir kar yağışı
kimi gün sıcak bir yaz
mutlu eder öyle ya hayat bu
.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
bazen dalgaların kıyıya vuruşu
bazen kanat çırpan bir kuşun uçuşu
şu sanatçının program sunuşu
mutlu eder öyle ya hayat bu
.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
bazen anne baba diyen diller
bazen öğretmenim diyen gönüller
Allah rızasını bekleyen eller
mutlu eder öyle ya hayat bu
.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
bazen bir çocuğun tebessümü
bazen bir yaşlı teyzenin
bazen şu bağın salkım salkım üzümü
mutlu eder öyle ya hayat bu
.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
bazen geceleyin çekirge sesleri
yıldızların dilek bekleyişleri
gökkuşağının gülüşleri
mutlu eder öyle ya hayat bu
.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
bazen sağa sola dönebilmek
bazen gerçekten görebilmek
bazen koşmak yürüyebilmek
mutlu eder öyle ya hayat bu
.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
bazen kazanmanın gururu
bazen kaybetnenin onuru
bazen yanlışların sonucu
mutlu eder öyle ya hayat bu
.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
bazen bir arının bal yapışı
bazen kangurunun yumruk atışı
bazen bir yunusun suya dalışı
mutlu eder öyle ya hayat bu
.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
bazen tutmayan eller
bazen görmeyen gözler
bazen sonsuzluğa gidişler
mutlu eder öyle ya hayat bu
.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
bazen kalkan hasatlar
sımsıcak pişen aşlar
gözler maziye dalsada
mutlu eder öyle ya hayat bu
.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
bazen bir oyuncak
bazen bir yavrum sözü
bazen sıcak bir dokunuş
mutlu eder öyle ya hayat bu
.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
benim bizim vatanımız sözü
adalet demokrasi sözü
bazen değil herzaman
mutlu eder öyle ya hayat bu

Satılmış Turgay Karabacak



.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
SAĞLICAKLA KALIN…
ALLAHA EMANET OLUN…
HAYIRLI, HUZURLU, SAĞLIKLI VE
MUTLU BİR YENİHAFTA TEMENNİSİYLE…


***HAYIRLI AKŞAMLAR***

2 days ago
BENİMDE GÖZÜMÜN YAŞINI SİLERMİSİN...
Ey Resul ! Ey Rahim, ve Ey Kerim ...
Ey; gözlerinde cenneti saklayan, ayağını bastığı yerler cennet kokan
nebi!.
Ey; Yaradan'ın en güzel eseri!. "Sen olmasaydın, sen olmasaydın..
alemleri yaratmazdım!." dediği!. Var oluşunun şerefine, bütün varlığı hediye ettiği!.
Ey; insanoğlunun ufku -en güzel insan.. ALLAH'ın sevgilisi, kainatın
gözbebeği!.
Ey; rahmeten li'l-alemin!.
Sen den şefaat dilenen biçarelerin en sefiliyim, desem.. şefaat eder
misin?.
Ey; kupkuru çölleri cennete çeviren gül!.
Ey; gönlünden gül dökülen resul!.
Küçük kız çocuğunun elinden tutup da giden, kuşu ölen çocuğa
başsağlığı dileyen.. gözlerinden yaş dökülen devenin gözyaşlarını silen
resul!.
Benim de gözümün yaşını siler misin?.
Küçük kız çocuğunun tuttuğu gibi tutsam elinden; yüreğimden binlerce
kuş uçtu, bin'i de öldü desem.. bana cennet kuşlarından bir kuş bahşeder
misin?.
Ey; İslam'ın peygamberi!. Sevda ikliminin, en güzel mevsiminin.. en
güzel çiçeği!. Ama mahzun, ama kederli...
Daima düşüncede, daima hüzün içinde ömründe, bir defa bile, kahkahayla
gülmemiş.. gül yüzlü, güler yüzlü sevgili!.
Gözlerimi yumsam, ve; hülyana dalsam.. o gül kokulu gülüşün ile, benim
de gözlerimin içine güler misin?.
Bir kerecik olsun seni düşünerek başımı koyduğum olmuşsa yastığıma,
tutunduğum olmuşsa sana ve senin sevdana.. işte onun, işte onun hatrına!.
Ey; gözünü sevdiğim, özünü sevdiğim, sözünü sevdiğim!.
Ey; gönlümün sultanı efendim!. Ümidim, muradım, kurtarıcım, müjdecim...
Seninle Kevser havuzunun başında bulusabilecek miyim?. desem..
bulunduğun yerden, yüreğime bir damla su serper misin?.
Seni sevsem!. Çok, çok sevsem!. Öyle çok sevsem ki; sen koksa özüm,
yüreğim.. sen koksa nazım, edam.. gönlüm sen dolsa, benim herşeyim sen olsan !
Ali'n, Fatıma'n gibi olsam!. Seni, onlar gibi seviyor olsam..
sende; beni, onları sevdiğin gibi sever misin?.
Ey; bize bizden daha ziyade merhamet eden!. "Ümmetim, ümmetim!."
diyerek, üstümüze titreyen!.
Ey; en ziyade muhtacımız, en çok isteyenimiz!. Bizi, Hak'tan
dileyenimiz!.
Sen, umanı umutsuzluğa düşürmezsin!. Sen, senden isteyeni geri
çevirmezsin!.
Senden, senin rahmetini dilesem.. ey; alemlere rahmet olsun diye
gönderilen, banada rahmet eder misin?
Ey; Rahim!. Ve.. ey; Kerim!.
Asr-ı saadet'ten değilim!. Kokladığın gül, soludugun hava, yediğin
hurma, içtiğin süt, okşadığın kuzu, bindiğin deve, avuçladıgın kum dahi
değilim!. Bir kez olsun, yüzüne yüz sürmedim!.
Lakin; ben, senin.. "Kardeşlerim!." dediğindenim!. Ve; sana ve
sünnetine revan olmak isteyenlerdenim!. Ve lakin; daha hala sevgili Veysel Karani'nin tırnağının ucu misali bile değilim, desem.. bana da hırkandan gonderir misin?.
Doğduğun günün, gecenin hürmetine.. bu gün ve gece; yüreğime, bir nur
olup düşer misin?.
Sevgili Peygamberim!. Rabbim; sana ve, senin al ve ashabına..
ağaçların yaprakları, denizlerin dalgaları ve yağmurların damlaları
sayısınca salat, selam ve bereketler ihsan eylesin;

Amin...Amin...Amin...
2 days ago
Üşüdüğüm zaman
kimin hayaline sokuluyorum zannediyorsun?
Kimin, kimin parmaklarını hissediyorum arasında saçlarımın?

Üşüdüğüm zaman....
Üşüdüğüm zaman, katı bir mum gibiyken yani;
tam ortamdan geçen ipin ucunda kim yanıyor titreyerek?
Kim eriyor içimde,
kimm taşıyor benden ve kiimm sıcak gözyaşı damlaları halinde süzülüyor bedenimden?

Üşüdüğüm zaman....
Üşüdüğüm zaman bir yandan hayalini bulup ona sokulmaya çalışırken; bir yandan da hayal olup senin bulabileceğin yerlerde dolaşmadığımı mı zannediyorsun?
Ve sana,Ve sanaa; başını yaslayabileceğin bir omuz getirmediğimi mi zannediyorsun?

Üşüdüğüm zaman...
Üşüdüğüm zaman senin de bir yerlerde üşüdüğünü,
Ve sen, tam ortamdan geçen ipin ucunda titreyerek yanarken; ben de senin içinde “çattııırrçutur” yandığımı bilmediğimi mi zannediyorsun?


Üşüdüğüm zaman
Üşüdüğüm zaman, kimin hayaline sokuluyorum zannediyorsun?
..GÜNAYDIN YÜREĞİNDE SEVGİ TAŞIYAN DOSTLARIMA......
.....................GÜNAYDIN SEVGİLİ ARKADAŞIM ..............................
3 days ago
____________s$$$$$$$$$s
____s$$$$$$$$??$$$$$$$$
__s$$$$$$$$??$$$$$$$$$$
_$$$$$$$$??$$$$$$$$$$s
__$$$$$$??$$$$$$$$$$$s
__s$$??$$$$$$$$$$$s
____s$$$$$$$$$$$s___-"-__
s$$$$$$$$$$$$$s__(__\|/__)
$$$$$$$$$$$$s_____(_/|\_)
_s$$$$$$$s_______$$$$$
s$$$$$$$$s_________$$
$$$$$__$$$$s_______$$
s$$$$$$$$$$$$$s____$$$
_s$__$$$$$$$$$$$__$$$
_____$$$$$$$$$s__$$$s
§§__s$$$$$$$$$$$$$$
§§_s$$????$$$$$$s
§§-$$$$$$$??$$$$$$$
§§-$$$$$$$$$$$??$$$$s
§§_$$$$$$$$$$$$$????$$$
§§$$?$$$$?$$$$$$$$$$$$$$s
§§$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$ss
§§§§§§§§§§§§§_____$$$$$s
§§§§§§§§§§§§§____$$$$$
§§_________§§___$$$$$
§§_________§§__$$$$$
§§_________§§_-$$$$$
§§_________§§-$$$$$$
§§_________§§__$$$$$$$...
¸.-´¸.-♥´¨) ¸.-♥¨)♥.-´¯`-.- ♥¸.-´¸.-♥´¨) ¸.-♥¨)♥.-´¯`-.- ♥
(¸.-´ (¸.-` ♥♥´¨) ♥.-´¯`-.- ♥(¸.-´ (¸.-` ♥♥´¨) ♥.-´¯`-.- ♥
¸.-´¸.-♥´¨)iyi geceler ♥¸.-´¸.-♥ ¸.-´¸.-♥´¨)¸.-♥´¨)
¸.-´¸.-♥´¨) ¸.-♥¨)arkadaşım♥:¸.-´¸.-♥´¨) ¸.-´¸.-♥´¨) ¸.-♥¨)
(¸.-´ (¸.-` ♥♥´¨) ♥¸.-♥¨)¸.-♥¨)♥tatlı♥i♥¸.-´¸.-♥´¨) ¸.-♥¨)
¸.-♥¨) rüyalar♥♥¸.-♥¨) dilerim ♥♥sessiz çığlık
¸. • * '♥ `* •. ¸ ¸. • *' ♥` * •. ¸ ¸. • * '♥ `* •. ¸
¸. • * '♥ `* •. ¸ ¸. • *' ♥` * •. ¸ ¸. • * '♥ `* •. ¸
Kaç sabahtır geceye uyanıyorum,
Ne oldu güneşe?
Aynalarda yokum;
Duman tüten çay bardaklarına dokunuyorum
Elimi ısıtmıyor
ağlayınca anladım
¸. • * '♥ `* •. ¸ ¸. • *' ♥` * •. ¸ ¸. • * '♥ `* •. ¸
¸. • * '♥ `* •. ¸ ¸. • *' ♥` * •. ¸ ¸. • * '♥ `* •. ¸
Artık gözyaşlarım yanaklarıma değmiyor,
Ağlayınca anladım,
Keşke bi kez daha öpebilseydim seni
Sarılıp gitseydim saçlarına
¸. • * '♥ `* •. ¸ ¸. • *' ♥` * •. ¸ ¸. • * '♥ `* •. ¸
¸. • * '♥ `* •. ¸ ¸. • *' ♥` * •. ¸ ¸. • * '♥ `* •. ¸
Ölmüşüm bebeğim ben, ölmüş
Herkesin korkutuğu
gün bana bugünmüş
¸. • * '♥ `* •. ¸ ¸. • *' ♥` * •. ¸ ¸. • * '♥ `* •. ¸
¸. • * '♥ `* •. ¸ ¸. • *' ♥` * •. ¸ ¸. • * '♥ `* •. ¸
___________________________
___________________$$$$$$$$$
_________________$$_________$$
_______________$$_____________$$
_____________$$_________________$$
___________$$_____________________$$
_________$$________________________$$
_______$$$$$$$$$____________________$$
______$$$$$$$$$$$$__________________$$
_______$$$$$$$$$$$$$$$$$____________$$
_________$$_____________$$$_________$$
_________$$___$$___________$$$______$
________$$______________$$___$$$$__$
________$$________$$___________$$$_$
_________$$______________________$$
__________$_____$___$____________$
___________$_____$$$____________$
____________$_________________$$
______________$__________$$$$$
_______________$$$$$$$$$$$
__$$$_______$$$_$$$$$$$$$$$$$
__$_$_____$$______________$$$$$
$$$_$___$$$______________$____$$
$___$$$$$_________$$$___$______$
$____$_$__________$_$__$_______$
$____$_$________$$$_$___$$$_$__$
$$$__$_$____$___$___$$$$_$_$$$$$
_$$$$$$$$$$$$___$___$_$$$$$$$$$
__________$_____$___$$$$______$
__________$$____$$$_$$_______$$
__________$$______$$$$$______$$
__________$$$$$____$$$$$___$$$$
__________$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$
___________$_________$________$
___________$_________$________$
___________$$________$_______$$
____________$_______$$_______$
____________$$______$$______$$
_____________$______$_______$
_____________$$___$_$$__$__$$
_____________$___$$_$$_$$___$
_____________$____$$__$_$___$
_____________$$__$$____$$_$$$
___________$$_$$_$$____$$$_$_$$
__________$$$$$$$$$____$$$$$$$$$
3 days ago
Haykırırcasına seviyorum işte ben seni

--------------------------------------------------------------------------------

Sana haykırmak isterdim şu iki kelimeyi ne pahasına olursa olsun seni sevdiğimi söylemek isterdim ama inan ki dilim söyletmiyor seni sevdiğimi .. Sana olan tutkunluğumu, bağımlılığımı, gerçek aşkı, Oysa bu yürek tek sana çarpıyor, seni özlüyor, tek sana hasret ve senden başkasınada bakamıyor ..

Her ne olursa olsun ben seni seviyorum, her ne yaşanırsa yaşansın senden uzakda kalamıyorum ben, sana açmışım kalbimi, sana özlem duymuşum artık yapamam inan ki bir sen daha sevemem ben bu dünyada .. Yüreğim senle atıyor buğünümde, yarında atacak hep bu böyle gidip gelecek, seni sevecek tek seni ..

Sana her canım dememde, sanki canımda bir parça oluyorsun, seni her gördüğümde daha da gittikçe bağlanıyorum sana, her zaman yanımda ol beni sensiz bu dünyada yapayanlız bırakma beni sensiz çöl kumlarında mecnun ettirme olur mu ben seninim, seni sevmekteyim ömrümün son anına kadarda seni seveceğim ..

Her ne kadar söyleyemezsem sevgimi şuna inan ki her zaman kalbim sana atmakta bunu unutmayasın sakın ..

Hani derdim ya sana hava çok güzel yıldızlar buğün apayrı güzel diye sorardın bana dilek tuttun mu diye bende her zaman ki gibi evet derdim söylemezdim sana ne dilek tuttuğumu .. Derdim ki sana söylesem dileğim kabul olmaz diye, ama şimdi söylemek istiyorum ben burada seni dilerdim her dakika, yanımda olmanı isterdim sana deliler gibi aşkımı itiraf edecek günü dilerdim ve seni ne kadar çok sevdiğimi demek isterdim hep isterdim ben .. Şimdi de ALLAH'ımdan seni diliyorum beni yanlız bırakmayacağı ve hep mutlu olmanı .. Tek dileğim şimdilik bu kadar, çok mu şey diledim ki ben, ben sadece seni ve daima seni diledim ve halende dilenmekteyim ..

Bir çoçuğun annesine şefkati gibi, işte bende şefkat dolu bağlıyım sana, Beni sakın bırakma ..

Bırakma olur mu ..

Şimdi yine seni düşünüyorum ben, napıyorsun diye, sende beni düşünüyormusun diye kendime soruyorum, seni her ne zaman düşünsem kalbim sıcacık oluyor elime kalbime koyduğum gibi bir heyecan başlıyor, seninde atıyor mu ben gibi. Sende ben gibi heyecan duyabiliyor musun, Hissede biliyor musun sen de ben gibi benim içimdeki aşk gibi .. Bazen canın yanıyor mu ben gibi, hayallere kapılıyor musun sende ..

Söyle hissedebiliyor musun benim içimdeki AŞK gibi ..

Rüyalarım hep seninle geçmekte her ne zaman seni görsem rüyamda, kalktığımda bir tebessüm doluyor yanaklarıma, diyorum haykırırcasına seviyorum ben diye ..

Evet seviyorum ben seni, derin duygularla, aşk ile seviyorum ben seni, ve her ne yaşanırsa yaşansın seni sevmemek ölüm gibi gelecek bana ..

Rüyalarda hep beraberiz seninle seni öpüyorum seni istiyorum hep rüyamdasın ve sensiz geçiremiyorum ben rüyalarımı, rüyamın adını sen koydum ben, senin adını da aşk koydum, heceledim ben seni kendime rüyalarımda olsa dahi adım adım izindeyim ben senin her zaman ve gün geçtikçe bu böyle olacak .. Her yatağa girdiğimde seni diliyorum her zaman ki gibi .. Beni rüyalarım da sensiz bırakma ..

Bırakma olur mu ..

Bu canım sana can desin, seni sevsin sadece. Seninle hayat bulsun yarınlarıma hep sen ol bundan sonra yaşantımda geleceğim senle anlam kazansın dünyam ol olur mu benim gerçek dünyam ..

Seni sevmek bi başka güzel nedense, seni ne zaman ansam birden içimde bir huzur buluyorum ben, resmini alıyorum elime işte bu benim aşkım diyorum, her açısında bir başka güzelsin, renkler sana uyum sağlamakta, sen varya çok zevkli birisin. Ne giysen yakışıyor sana, duruşun apayrı bi güzel zaten, hele hele ki o gülümsemen yok mu senin işte tek bittiğim nokta o tatlı gülümsemen bana hayat veriyor ya, o gülümsemeni tatlı gözlerin ile gülümsemeni benden mahrum etme her zaman da gül, gül ki gamzeden gül tomurcukları açsın senin tek sevdiğim ..

Sen Gül olur mu hep gül, Ağlama sen gözyaşın olayım ki ağlama sen! Ağlamana dayanamam ben ..

Ağlama sen olur mu sevdiğim ..

Şimdi de yokluğun sardı içimi birden, sana özlem duydum yine ben, sana hasret geçirdim içten içten ..

Özlemim, hasretim, Tek canım benim hayat kaynağım sensin diyorum ..
Ben seni seviyorum, seni seviyorum ..
3 days ago
celal akcanwrote:
Konu: BİLİYOR MUSUN SENİ SENDEN BİLE ÇOK SEVEN ALLAH(c.c) VAR?

Son nefeste ALLAH demek isteyen, sözünün eri ise, hemen başlasın
* imanda değişme olursa nimetlerde de değişme olur
* Dinimizde, gri yoktur Siyah beyaz vardır Ya iman ya küfür
* Dünyaya zillet, ahirete izzet verilmiştir
* Kuldan isteyen zelil, ALLAH’tan isteyen aziz olur
* Dünyayı sevmeyeni ALLAH sever, insanların elindekin...i sevmeyeni insan sever
* Bu dünyayı mekan sanan hapı yuttu
* Her şeyi ALLAH için yapmalı Bir şeyin içine dünya menfaati girerse, zemzeme idrar karıştırmak gibi olur isterse bir damla olsun
* Kalbinde ALLAH korkusu çok az olan, dünya sevgisi bulunan, haramlardan sakınmayan, âlim olduğunu söylerse şaşılır
* Salih kimselerden olmadığım halde, salihleri severim Kötü kimselerden daha aşağı olduğum halde, kötüleri sevmem
* Dünyanın geçer akçesi paradır Ahiretin geçer akçesi amel-i salihtir
* Salih ameller İSLAMın beş şartıdır Salih amelleri yapmadan kalb selamette olmaz
* ihlas ile yapılan küçük bir iş, senelerce yapılan ibadetler gibi kazanç (sevap) hasıl eder
* Her ibadeti seve seve yapmalı Kul hakkına dokunmamaya, hakkı olanlara hakkını ödemeye titizlikle çalışmalı
* insanlar riyazet deyince, açlık çekmeyi ve nafile oruç tutmayı anladılar Halbuki, dinimizin emrettiği kadar yemek için dikkat etmek, senelerce nafile oruç tutmaktan daha faydalıdır
* Sonsuz kurtuluşa kavuşmak için, üç şey muhakkak lazımdır: ilim, amel, ihlas
* Amellerinizi ucb (kendini beğenmek, ibadeti kendinden bilmek) ile örtüp yok etmeyiniz
* Farzları ve haramları öğrenmek farzdır öğrenmeyen günaha gider Bilmemek özür değildir, bilmemek suçtur öğrenmeye ehemmiyet vermez, zerre kadar üzülmezse küfür olur Demek ki bilmemek ya haramdır ya küfürdür
* Müslümanın ömrü üç gün demişler Dün, bugün, yarın Dün, bitti Yarın, belli değil gelecek mi gelmeyecek mi Geriye bugün kaldı Bugünü değerlendiremeyen kişi yarını nasıl değerlendirecek Yarın ya var ya yok Yarınki fırsat ele ya geçer ya geçmez O halde, her günü son günün bil, ona göre hareket et
* Dünya köprüsünü iman ile geçenler Cennete gidecektir O köprüyü satın almaya kalkanlardan olmayın Sonra kendisi de gülmek ister ama ağlamaktan vakit bulamaz
* Gençlik çağı nefsin kaynadığı şehvetlerin oynadığı insan ve cin şeytanlarının saldırdığı bir zamandır Böyle bir çağda yapılan az bir amele pek çok sevap verilir ihtiyarlıkta dünya şevkleri azalıp güç kuvvet gidip, arzulara kavuşmak imkanı ve ümitleri kalmadığı zamanda pişmanlıktan ah etmekten başka bir şey olmaz çok kimselere bu pişmanlık zamanı da nasip olmaz Bu pişmanlık da tevbe demektir Yine büyük bir nimettir çokları bu günlere de kavuşamaz Peygamberimiz sallALLAHü aleyhi ve sellemin haber verdiği sonsuz azaplar, çeşitli acılar elbette olacak, herkes cezasını bulacaktır .Dua ve selam ile....
4 days ago
Zeynel akwrote:

Hayat Sevgisiz Olsaydı…

Dünya belki de dönmezdi
Hayat sevgisiz olsaydı
Yaşayan canlı kalmazdı
Hayat sevgisiz olsaydı
.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
Güller bahçede onmazdı
Bülbüller güle konmazdı
Seven ölümü anmazdı
Hayat sevgisiz olsaydı
.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
Ağaçlar meyve vermezdi
Çalışan kendin yormazdı
Ana yavrusun sarmazdı
Hayat sevgisiz olsaydı
.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
Kimse kimseyi bilmezdi
İnsan ömründe gülmezdi
Darağacı can almazdı
Hayat sevgisiz olsaydı
.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
Mecnun çöllerde olmazdı
Ferhat dağları delmezdi
Kerem kül olup yanmazdı
Hayat sevgisiz olsaydı
.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
Yiğit boşuna yazmazdı
Suda balıklar yüzmezdi
Akıl her şeyi çözmezdi
Hayat sevgisiz olsaydı...

Harun Yiğit

.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
SAĞLICAKLA KALIN…
ALLAHA EMANET OLUN…
HAYIRLI, HUZURLU, SAĞLIKLI VE
MUTLU BİR HAFTASONU TEMENNİSİYLE…


***HAYIRLI GECELER***

4 days ago
الله الله
الله الله الله
الله الله الله الله
الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله___cumanız
الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله
الله الله الله الله
الله الله الله
الله الله
الله
الله الله
الله الله الله
الله الله الله الله
الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله___mübarek
الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله
الله الله الله الله
الله الله الله
الله الله
الله
الله الله
الله الله الله
الله الله الله الله
الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله__olsun
الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله
الله الله الله الله
الله الله الله
الله الله
الله
الله الله
الله الله الله
الله الله الله الله
الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله الله
الله الله الله الله الله
الله الله الله
الله الله
الله
5 days ago
saiteliliwrote:
Ümidini yitiren, her şeyini yitirmiş olur!

Toplumda en mühim mesele, ümidini kaybetmeme meselesidir. Maddî konuda da manevî konuda da ümit, vazgeçilmezlerimizin en başında gelir.


Bundan dolayı İslam büyükleri şurada burada ümitsizlik telkin edenleri hiç iyi karşılamamışlar, şeytanın sözcülüğünü yapıyor güzüyle bakmışlar ümitsizlik yayan insanlara.


İrşad kitaplarındaki şu çarpıcı misal, ümidin insan hayatındaki önemini ifade eder.


Hayatın tüm tecrübelerini yaşamış olan yaşlı zat, karşıdan ağlayarak gelen adama sorar: "Evladım neden ağlıyorsun, bir felakete mi uğradın?"


— Sorma der, ağlayan genç, mahvoldum, dükkânım yandı, bu yetmiyormuş gibi kasadaki paralarım da yandı; bütün sermayem gitti, geriye sadece borç senetlerim kaldı! Yaşlı zat gencin başını okşayarak konuşur:


— Evladım der, bunlar ağlanacak kayıplar değildir. Sil gözünün yaşını. Ben de ümidini kaybettin de onun için ağlıyorsun, sanmıştım! Sözlerine şunları da ekler: "Unutma der, ümidini kaybeden adam bir daha teşebbüse geçemez ki kaybettiklerini kazanma ihtimali söz konusu olsun. Ama ümidini kaybetmeyen adam yeniden teşebbüse geçer, şimdi kaybettiklerinin hepsini de zaman içinde kazanabilir. Sen ümidini kaybetme evladım ümidini!


İşte yaşlı zatın bu sözleri gerçeğin ta kendisidir. Şu anda işleriniz iyi gitmeyebilir, sıkıntı ve zorluklarınız olabilir. Ama unutmayın bu hep böyle devam edecek değildir. Bir gün gelecek bu zorluklar sona erecek, yeni güzel günler devreye girecektir. Yeter ki bu günlerin geleceğine olan ümidinizi yitirmeyin. "Bu da geçer yahu!" diyerek sabretmesini bilin. Zor günlerde bile sabır sevabıyla yine kazanç içinde olmaya bakın. İhya'daki bir hadis ortalığın tümüyle bozulduğu yolunda ümitsizlik telkin eden adamı şöyle tarif eder:


— Kim insanlar tümüyle bozuldu, hiç sağlam adam kalmadı, her şey mahvoldu diye ümitsizlik yayarsa bilsin ki bozulan, insanların tümü değil, ümidini kaybeden o insanın kendisidir!


Çünkü kıyamete kadar bozulmayıp da hakkı yaşayanlar mutlaka bulunacaktır. Burada mühim olan bizlerin hangi tarafta yer aldığımızdır. Biz hakkı yaşayanların içinde isek batıla kayanlar bize zarar veremez. Maide Sûresi'nde: "Ey iman edenler! Siz hakta sebat etseniz batılda olanlar size zarar veremezler!" buyrulmaktadır. Yani siz vazifenizi yapın vazife-i İlahiye karışmayın. Nitekim üç ümmetli, iki ümmetli peygamberler gelmişlerdir. Ümmetlerinin azlığını, şartların zorluğunu hiç düşünmemişler, sadece görevlerini tam yapıp yapmadıklarına bakmışlar, ümitsizlik onların lügatinde hiç yer almamıştır.


Şeytan ise bunun zıddını fısıldar, hep ümitsizlik telkin eder. Bostan'ü-l-Vaizin'de şeytanın telkin ettiği bir ümitsizlik örneği şu çarpıcı misalle anlatılır: "Bağdat'ta şevk içinde hizmetlerini sürdüren Cüneyd-i Bağdadi, bir gece rüyasında şeytanın sokakta şarkı söyleyerek gittiğini görünce: 'Neden böyle saygısızca bağırıyorsun insanların içinde?' der. Şeytan, 'Hani insan?' der. 'Sen bunları insan mı sanıyorsun? Bağdat'ta şu anda sadece üç insan var, onlar da Şiraz Mescidi'nde ibadetteler. İnanmazsan uyanınca git gör!' diye adres de verir. Uyanıp hemen abdestini alarak Şiraz Mescidi'ne koşan Cüneyd-i Bağdadi, gerçekten de üç kişiyi namazda bulur. İçinden bir ümitsizlik fırtınası kopar. Demek ki koskoca Bağdat'ta adam kalmamış bu üç kişiden başka diye hayıflanırken biri selam verip kulağına eğilerek fısıldar:


— Şeytan sana ümitsizlik telkin etmek istiyor. Bağdat, Allah dostlarıyla doludur! Sakın şeytanın tuzağına düşüp de ümitsizliğe kapılma!"



5 days ago
Zeynel akwrote:

¸.•“´`“•.¸ “•.¸•¸.•“ ¸.•“´`“•.¸ “•.¸•¸.•“ ¸.•“´`“•.¸
`“•.¸ ¸.•´´ .•“´•`“• `“•.¸¸.•´´ .•“´•`“•. `“•.¸ ¸.•´´
DUALARIZ KABUL, İBADETLERİNZ MAKBUL,
CUMANIZ MÜBAREK OLSUN…
¸.•“´`“•.¸ “•.¸•¸.•“ ¸.•“´`“•.¸ “•.¸•¸.•“ ¸.•“´`“•.¸
`“•.¸ ¸.•´´ .•“´•`“• `“•.¸¸.•´´ .•“´•`“•. `“•.¸ ¸.•´´



Gizem ve Arayış…


Hayat yaşam yoludur
Dünya geçiş koludur
.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
Bazen çile dağıdır
Tırman,tırman dert bitmez
Bazen düşüş anıdır
Durmaya gücün yetmez
.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
Bazende kucak açar
Aldanıp mest olursun
Sonra bırakır kaçar
Meçhulde kaybolursun
.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
Tutunabilmektir hayat
Neye tutunduğuna bağlı
.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
Kör düğümler atarsın
Bağlarsın ilmek ilmek
Ölüm gelir şaşarsın
mümkün mü çözülmemek
.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
Hayat güçlü olmaktır
Nasıl kullandığına bağlı
.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
Ben filim,bende cüsse
Ezer geçerim dersin
Görünmez bir virüse
Teslim olur gidersin
.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
Hayat düşünmektir önce
Neyi düşündüğüne bağlı
.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
İnsan bir muammadır
Kendini keşfetmeli
Ati puslu zamandır
Işıksız gitmemeli
.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
Hayat bir paylaşımdır
Neyi paylaştığına bağlı
.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
Acı,keder,yoksulluk
paylaştıkça azalır
Sevgi,neşe,mutluluk
Hissettikçe çoğalır
.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
Hayat bir yaşayıştır
Nasıl yaşadığına bağlı
.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
Arayış,güç ve kuvvet
Tutunmak akıl ile
Sevgi,saygı,merhamet
Paylaşmak gönül ile

Hamit Korken


.¸(¯`’•.¸(¯`’•.¸.•’´¯)¸.•’´
)¸.•’´¯)..... :-)....¤ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤
ª“˜¨¨¯¯¨¨˜“ª¤(¯`’•.
SAĞLICAKLA KALIN…
ALLAHA EMANET OLUN…


***HAYIRLI GECELER***

5 days ago
HAYIRLI CUMALAR
ALLAH YAR VE YARDIMCINIZ OLSUN
SELAM VE DUA İLE

Düşünün!



Biri öldüğünde önce eşyaları yağmalanır.


Hemen terlik ve ayakkabı uzaklaştırılır evden. Kapının önüne konan ayakkabının bir başkası tarafından giyildiğinde, ölmüş olan kişinin ruhunu özgürleştirdiğine inanılır çünkü.

Kapının önüne konan bir çift ayakkabıyı kim alır? Alan o ayakkabıyı giydiğinde kendi yükleriyle yürüdükçe ölü bir bedenin içinden kaçmış olan ruh ne kadar özgür kalır?

Özgürleşmek yalın ayak yürümekse, bunu ölmeden öncede yapabiliriz. Çıplak geldik bu dünyaya. Ardından hemen köle edildik çula, çaputa. Giydirildik! Ölünce bize giydirilenleri çıkartıyorlar üzerimizden. Bir bir elbiselerimizi dağıtıyorlar. Verilen her elbise bi günahımız belki de. Ölünün elbisesini giyenler onun yüklerini de giyerler mi?

Yaşamın sırlarını bilseydin
Ölümün sırlarını da çözerdin
Bugün aklın var, bir şey bildiğin yok
Yarın, akılsız neyi bileceksin!

Ya Hayyam! Ben bulmaca çözmeyi sevmem. Bu dünyaya bir sırrı çözmeye gelmedim. Bu dünyaya kendimi bulmaya geldim. Aşkı bulmaya yemin ettim. Bu yolda aklımı sermaye ettim kendime. Şimdi söyle bana ölünce aklım benden gidecek mi? Aklın dökülen yaprakları anılara bu nedenle tutunur arkada kalıp ölümle yüzleşenler. Akıl, anı demektir. Belki de bedendeki aklı saklamak için evde fotoğraflar mitleştirildi. Yaşamı bir an çerçevesinde bir fotoğrafta saklamak. O zaman dilimini bir kağıt parçasında hapsetmek. Ayakkabılar, elbiseler verildi. Yaşayan ruh sözde özgürleştirildi. Peki fotoğraftaki ölüyü nasıl özgürleştireceğiz? Mektuplar ve fotoğraflar bu yüzden mi yok edildi? Küller küllere karıştı. Peki aklım şimdi nereye gitti?

Bir ölüyü özgürleştirmek demek paylaşılan hayatı yağmalamak mı demek? Anıların içine hapis edilmiş biri ne kadar özgürse, eşyaları yağmalanmış ve sözde bu dünyadan silinmiş biri de o kadar özgürdür. Anılarla yaşatılanlar ne kadar özgürdür? Ölüleri anı sandıklarından çıkartın! Ölülerin eşyalarını dağıtmakla yaşamda bıraktığı izleri dört yana saçamazsınız. Başka coğraflara kovarak hayatınızda yok sayamazsınız. Yağlanmış hayatlar toprakta özgür kalır. Gelir sizi anı olarak bulur. Korkun!

Anı sandığını açmak yürek ister. Yüzleşmek tüm yaşamla her babayiğitin harcı değildir. Açınca zaman denen karabasan çullanır insanın üzerine. İnsanlığı dar gelir bedene kaçmak ister özgür dünyadan ötekine. Gidemezsin öte dünayaya zamanın daha gelmemiştir. "Hayatı yönetmeyi bırak!" der içindeki bilge. Sadece yaşamla yüzleş. Anı sandığını havalandır şimdi. Gönderilmemiş mektuplar, ertelenmiş bedenler, kavuşamayan ruhlar! Serbestsiniz şimdi..

Nietzsche haklı; hayat bir deneme değildir. Yaratıcıyı ve insanları sınamamak gerekir. Sınırları belirleyen beden değil çünkü. Öyleyse neden dünyayı parmağımızda döndürmeye çalışıyoruz? Herkesi denetiliyoruz? Ölüleri bile özgür kılmak için törenler yapıyoruz. Yaşamı yağmalamak yeni güne uyum sağlama süreci bekli de. Her yeni gün, hayatın oyunlarına uyum sağlamak ya da sağlayamamak arasında geçip gidiyor. Uyum sürecimize bağlı olarak ya mutlu oluyoruz ya da acıdan kıvranıyoruz.

Gerçekte ise ölü bir günden kalanları, diğerinin önüne koyarak ertesi günü özgürleştiriyoruz. Yaşıyoruz. Hayatı yağmalıyoruz!
5 days ago